Gün boyu koşturup akşam hiçbir işi bitirememiş hissetmek yaygın bir şikâyet. Sebebi genellikle çalışma süresinin azlığı değil, o sürenin onlarca küçük parçaya bölünmüş olması. Bir işe döndükten sonra tam odaklanmanın belirli bir süre aldığı düşünülürse, on beş dakikada bir kesilen bir gün, hiç derinleşmeden geçer.
Gelen her mesaja hızla cevap veren biri son derece meşguldür ama gün sonunda ortaya çıkardığı bir şey yoktur. Buna karşılık zor bir işi iki saat kesintisiz sürdüren biri, mesajlara geç dönmüş olsa bile o günün asıl işini bitirmiştir. Ayrım burada.
Bütün günü derin çalışmaya ayırmak gerçekçi değil ve gerekli de değil. Çoğu iş için günde iki adet doksan dakikalık kesintisiz blok, gün boyu dağınık çalışmaktan daha fazla iş çıkarıyor. Bu blokları takviminize gerçek bir toplantı gibi yazın; boş görünen zaman her zaman doldurulur.
Derin çalışma sırasında ilgisiz işler aklınıza gelecek. Bunlarla uğraşmak bloğu bitirir, bastırmak ise dikkat tüketir. En pratik çözüm bir kâğıda tek satır not düşüp devam etmek. Blok bitince listeye dönersiniz.
Zihinsel enerji gün içinde tükenir. Günün en zor işini akşama bırakırsanız, o iş genelde ertesi güne kalır. Takviminize önce zor işi, sonra toplantıları yerleştirin. Ters sırayla çalışan bir gün, zor işi hiç görmeden biter.
Kesintisiz çalışma, molasız çalışma demek değil. Blok arasında ekrandan uzaklaşan kısa bir mola verimliliği düşürmez, aksine bir sonraki bloğun kalitesini korur. Molada telefona bakmak ise zihni dinlendirmez; aynı türden dikkat tüketimini sürdürür.
Yarın için tek bir doksan dakikalık blok belirleyin ve o blokta yalnızca tek bir işi yapın. Bir hafta boyunca bunu sürdürebiliyorsanız ikinci bloğu ekleyin. Sistemi tek seferde kurmaya çalışmak, çoğu denemenin ikinci günde bitmesinin sebebi.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.