E-posta pazarlamasının öldüğü, her yeni kanal çıktığında yeniden ilan ediliyor. Buna rağmen e-posta, çoğu sektörde birim maliyet başına en yüksek dönüşümü üreten kanal olmaya devam ediyor. Sebebi basit: e-posta listesi, sahibi siz olan tek kitledir.
Sosyal medyada kitlenize ulaşmanız platformun algoritmasına bağlıdır. Bir kural değişikliğiyle erişiminiz yarıya inebilir ve yapabileceğiniz bir şey yoktur. E-posta listesinde ise araya kimse girmez. Kitleyi siz taşırsınız, platform değiştirseniz bile liste sizinle kalır.
On bin kişilik satın alınmış bir liste, bin kişilik gönüllü listeden daha az iş yapar. Üstelik zarar verir: şikâyet oranınız yükselir, gönderim itibarınız düşer ve gerçek abonelerinize de ulaşamaz hâle gelirsiniz. Liste satın almak bu işin en pahalı kısayoludur.
Gönderen adı. Tanıdık bir isim, kurumsal bir adresten daha yüksek açılma alır. Kim olduğunuz belirsizse konu satırı ne kadar iyi olursa olsun açılmaz.
Konu satırı. Merak uyandırmalı ama yanıltmamalı. Yanıltıcı konu satırı bir kez açtırır, sonra listeyi eritir.
Gönderim zamanı. Herkes için geçerli sihirli bir saat yok. Kendi listenizde iki farklı zaman deneyip ölçün; başkasının verisi sizin kitleniz için geçerli değil.
Bir e-postada beş farklı şey isteyen gönderiler hiçbirini aldıramaz. Her gönderinin tek bir hedefi olsun: ya bir yazıyı okutun, ya bir ürüne yönlendirin, ya bir randevu aldırın. İkinci ve üçüncü çağrılar birinciyi zayıflatır.
Açılma oranı yanıltıcı hâle geldi, tek başına bakmayın. Tıklama oranı, tıklama sonrası dönüşüm ve abonelikten çıkma oranını birlikte izleyin. Üçü birden iyileşiyorsa doğru yoldasınız; açılma artıp tıklama düşüyorsa konu satırınız içerikten daha iyi demektir.
Özetle e-posta ölmedi. Kötü kurulmuş listeler ve amacı belirsiz gönderiler öldü.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.