SEO denince akla çoğu zaman bir tür kısayol geliyor: doğru kelimeleri doğru yerlere yazıp sıralamada yükselmek. Gerçekte SEO, arama motorlarının sitenizi doğru okumasını ve kullanıcıya doğru bağlamda göstermesini sağlayan çalışmaların bütünü. Amaç Google'ı kandırmak değil, ona işinizi doğru anlatmak.
İçerik ne kadar iyi olursa olsun, teknik temel bozuksa tavan yaparsınız. Bakılması gereken başlıklar:
Uzun içerik tek başına avantaj sağlamıyor. Belirleyici olan, ziyaretçinin aradığı cevabı gerçekten verip vermediğiniz. Bunun için önce arama niyetini anlamak gerekir: kullanıcı bilgi mi arıyor, karşılaştırma mı yapıyor, yoksa satın almaya mı hazır? Bilgi arayan birine satış sayfası göstermek, sıralamada da dönüşümde de kaybettirir.
Sayfa açılış hızı hem sıralamayı hem de dönüşümü doğrudan etkiliyor. En çok kazandıran üç müdahale:
Sitenizin kendi içindeki bağlantı düzeni, dışarıdan gelen bağlantılar kadar önemli. İlgili yazıları birbirine bağlamak hem ziyaretçiyi sitede tutar hem de sayfalar arası ilişkiyi arama motoruna anlatır. Dış bağlantılarda ise satın alınmış yüzlerce bağlantı yerine, alanınızla ilgili birkaç güvenilir kaynaktan gelen bağlantı çok daha değerlidir.
Bu sırayı takip eden siteler genellikle altı ay içinde kalıcı bir iyileşme görüyor. Sıralamada hızlı yükselme vaat eden kısayollar ise çoğunlukla ceza olarak geri dönüyor.
Anahtar kelime araştırması, SEO çalışmasının yönünü belirleyen adım. Yanlış kelimeye yatırım yapmak, aylar süren emeğin karşılıksız kalması demek.
Sektör içinde kullandığınız teknik terimlerle müşterinin arama kutusuna yazdığı ifadeler çoğu zaman farklıdır. Satış ve destek ekibinize sorun: müşteriler bu hizmeti nasıl adlandırıyor? En değerli kelime listesi genellikle bu sohbetten çıkar.
Arama hacmi yüksek genel kelimeler cazip görünür ama o alanda yıllardır çalışan siteler vardır. Yeni bir site için doğru strateji, daha uzun ve daha belirli ifadelerle başlamaktır. Bunlar daha az aranır ama arayan kişi çok daha yakın bir müşteri adayıdır.
Her kelime için hangi sayfanın cevap vereceğini baştan belirleyin. Aynı niyeti hedefleyen birden fazla sayfa üretmek, sayfaların birbiriyle yarışmasına yol açar.
Anahtar kelime listesi bir kez hazırlanıp rafa kaldırılan bir doküman değil. Arama davranışları değişir, yeni ifadeler çıkar. Üç ayda bir gözden geçirin ve hangi kelimede ilerlediğinizi kaydedin.
Sayfa başlığı ve açıklaması, arama sonuçlarında kullanıcının gördüğü ilk ve çoğu zaman tek metin. Sıralamada üstte olmak, tıklanmayı garanti etmiyor; tıklanmayı bu iki alan belirliyor.
Bu alanları boş bırakmak. Boş bırakıldığında arama motoru sayfadan rastgele bir bölüm seçer ve sonuç genellikle iyi olmaz. Özellikle en çok trafik alan sayfalarda bu iki alanı elle yazın.
SEO çalışmalarında en sık sorulan soru bu ve en çok yanlış cevaplanan soru da bu. Hızlı sonuç vaat eden yaklaşımlar genellikle kalıcı olmayan yöntemlere dayanıyor.
Teknik düzeltmelerin etkisi görece hızlı görülebilir; çünkü var olan sayfaların daha iyi taranmasını sağlarlar. Yeni içerikle sıralama kazanmak ise daha uzun sürer. Rekabetin yüksek olduğu alanlarda bu süre daha da uzar.
Yeni kurulmuş bir sitede sabır payı daha yüksektir. Yerleşik sitelerin biriktirdiği güveni kısa sürede yakalamak mümkün değil.
Sıralama tek başına yavaş değişen bir gösterge. Aradaki dönemde şunları izleyin:
Bu göstergeler yükseliyorsa, sıralama henüz değişmemiş olsa bile doğru yoldasınız demektir.
Çalışmayı üç ay sonra bırakıp yöntem değiştirmek, en sık yapılan hata. Her değişiklik sayacı sıfırlıyor ve birikim oluşmuyor. Bir yaklaşımı seçin ve yeterince uzun süre uygulayın; SEO'da kazanan genellikle en zeki değil, en tutarlı olan oluyor.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.